Copyright © 2014 - Tamer Baran - Tüm Hakları Saklıdır.
Bu blogta yer alan yazılar (içerik), 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu gereğince eser sahibi olan Tamer Baran'a aittir. Söz konusu içerik eser sahibinin izni olmadan kopyalanamaz,yayınlanamaz...
ahlaki değerler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahlaki değerler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2016 Cuma

Çocuk Pozu

Bu filmin senaryosunu yazan Romen sinemacılar Razvan Radulescu ve Calin Peter Netzer'in (filmi yöneten de o), ülkemizde neler olup bittiğini yakından izlediklerini sanmam. Filmi ithal eden Özen Film yetkilileri de herhalde gösterim tarihini (10 Ocak) seçimler dolayısıyla siyasi gerginliğin artacağını düşünerek belirlememişlerdir. 17 Şubat günü Meclis'te (Başbakan'ın oğlu) Burak Erdoğan'ın 1998'de sebep olduğu kazayı tekrar gündemegetiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da filmi seyrettiğinden şüpheliyim. Her şey nasıl da denk gelmiş.
Sanat müziği sanatçısı Sevim Tanürek'in ölümüne neden olan trafik kazasına benzer bir hikayeyi işleyen “Child's Pose”un odağında bir baba değil, anne (Cornelia) var. Dominant bir karakter, zengin, çevresi de geniş; bir gencin ölümüne neden olduğu için yıllarca hapis yatacak olan oğlu Barbu'yu rüşvet ve baskıyla kurtarmaya çalışıyor. Oğlunun kişiliğini öyle ezmiş ki, koca adam çocuk gibi tir tir titriyor, ama sadece hapisten değil, vicdanının sesinden de korkuyor. Film onun dönüşümüne de eğiliyor.
Ve asıl tuhafı Netzer, bir noktadan sonra seyircisini Cornelia'nın da dönüşme zorunluluğuna boyun eğdiğine inandırmayı başarıyor. Vicdanını susturmayı başaramayacağı büyüklükte bir olay ve anların içinden geçtiğini o da anlıyor.
Geçen yıl Altın Ayı ile ödüllendirilen “Pozitia copilului”, her öğesiyle usta işi, özellikle oyunculuklar hayli etkili. Son 15 yıldır dünyada adından söz ettiren ve “4 Months, 3 Weeks & 2 Days / 4 Ay 3 Hafta ve 2 Gün” ile Altın Palmiye de kazanan Romen Yeni Dalga sinemasından bir başka pırlanta.
Fragmanı izlemek ve başka bilgiler edinmek için buraya tıklayınız.

24 Mart 2016 Perşembe

Komiser

Tamer Baran
Bazen denk gelir böyle: Birbirini hiç tanımayan iki farklı sinemacı aynı fikir üzerinde çalışır, ortaya çıkış noktası aynı ama öyküsü farklı biçimde gelişen, üslubu, atmosferi değişik iki film çıkar.
Rus yapımı “Mayor” da, Romen filmi “Çocuk Pozu” gibi trafik kazasıyla başlıyor. Bir çocuğun ölümüne neden olan kişi bir komiser, belli bir çevresi, onu koruyan amirleri, onların yasadışı işlerini engellemek isteyen İç İşleri mensupları var. Ceza almaktan kurtulmak için Sergey, arkadaşlarının yardımını istiyor. Oğlunun ölümüne tanık olan kadının ifadesini değiştiriyorlar, babasının gözünü korkutuyorlar vs... Fakat işler umdukları gibi gitmiyor; tersine bu sıyrılma çabası ilgili herkesi içine çeken bir girdaba dönüşüyor, hemen herkes bir şekilde zarar görüyor, hatta birkaç kişi ölüyor.

“Çocuk Pozu” toplumsal eleştiriden ziyade karakter çalışmasıydı ve vicdan azabı, ahlak gibi kavramlar üzerinde duruyordu. “Mayor”un ana teması ise devlet içindeki yozlaşma. Fakat sadece bu da değil, her an yaşanabilecek türden bir öykü aracılığıyla Rus toplumunun resmini çiziyor.
Ve bunu çok iyi yapıyor. “Mayor” etkileyici bir film. Senaryosu sürprizlerle dolu, rejisi kusursuz, özellikle 3 ana karakteri canlandıran oyuncular müthiş... Onlardan biri olan Pavel'e hayat veren yönetmen Yuriy Bykov “Takip edilmesi gerekenler” listemize girdi.


Meraklısına: 33. İstanbul Film Festivali'nde gösterilen filmin fragmanını buradan izleyebilirsiniz.